castajansım

Atıştırmalık Reklamı Başvurusu: 32 Yaşında İlk Setimden Notlar

Mehmet Demir ·

Atıştırmalık Reklamı Başvurusu: 32 Yaşında İlk Setimden Notlar

Modelliğe 32 yaşında başlayan yazarımız, ilk reklam seti olan atıştırmalık filminde yaşadıklarını anlatıyor: tekrarlar, yorgunluk, sorulmamış sorular. Geç başlamayı düşünenler için başvuru adımları da burada.

Bir krakeri yirmi kez aynı hevesle ısırmak, kulağa kolay gelir. Otuz iki yaşında başladığım bu işte ilk reklam setim bir atıştırmalık filmiydi ve o gün öğrendiğim en önemli şey, bunun gerçekten bir iş olduğuydu. Reklam oyuncusu başvurusu yapmayı düşünen, “bu yaştan sonra mı” diye tereddüt eden herkes için o günü anlatmak istiyorum. Kendimi pek kayırmadan.

Karedeki salon ve benim salonum

Görseldeki sete bakınca kendi ilk günüm aklıma geldi. Sarı yastıklı açık renk bir koltuğun önünde alçak bir masa. Masada kocaman bir cam kâse dolusu patates cipsi, yanında kraker, kurabiye, burgu tuzlu krakerler, bir tabak salatalık, havuç ve domates, iki bardak portakal suyu. Masanın başında iki çocuk: kot gömlekli, kıvırcık saçlı bir oğlan ve çiçekli elbiseli bir kız. İkisi de birer cipsi ağzına götürmüş, gülüyor. Solda kamera ve monitör, sağda ikinci bir kamera, arkada ekipten biri.

Benim setimde de benzer bir salon vardı. Ben babaydım. Çocukların sahnesi sabah çekildi, benim kısmım öğleden sonraydı. Koltuğa oturup kâseden bir kraker alacak, ilk ısırıkta yüzüme küçük bir “bu iyiymiş” ifadesi oturtacak, sonra yanımdaki çocuğa göz kırpacaktım. Toplam dört saniye.

O işin kamera denemesi de bir sürprizdi. Küçük bir oda, bir kamera, bir masa ve bir paket kraker. Kast ekibinden biri “arkadaşınla maç izliyorsun, takımın gol attı, elin paketteydi” dedi. İki kez oynadım. Sonra “şimdi gol yok, sıkıcı bir an, yine de krakeri ye” dedi. Farkı göstermem isteniyordu. Ezber yoktu, metin yoktu. Beş dakikada bitti.

Çekim günü sete çağrı saatinden kırk dakika önce gittim; heyecandan. Kimse beni beklemiyordu, bir köşede çay içip oturdum. Kostüm ekibi çağırdığında üç gömlek denedim; biri ekoseydi, kamerada titreşir diye rafa geri döndü. Saç makyaj on dakika sürdü. Sonra çocukların çekimi bitene kadar iki saat bekledim. Telefonumun şarjı bitti, yanımda kitap yoktu. Bir sonraki sete ikisini de çantama koyarak gittim.

Yirminci kraker

İlk beş tekrarda çok iyiydim. Ya da öyle sanıyordum. Altıncı tekrardan sonra yönetmen yanıma geldi ve kibar bir sesle “Ağzın doluyken konuşuyormuş gibi görünüyorsun” dedi. Haklıydı. Her tekrarda gerçekten yiyordum, yutmadan bir sonraki ısırığa geçiyordum. Monitörde bu, yanakları şişmiş bir adam demekti.

Aksesuar ekibinden bir arkadaş masanın altına küçük bir kâse koydu. Kesim gelince lokmayı oraya bırakabileceğimi, kimsenin her tekrarda yemediğini söyledi. Bunu kimse bana önceden söylememişti; ben de sormamıştım. Otuz iki yaşında bir adam olarak “bilmiyorum” demekten çekinmiştim. İlk ders buydu: sette bilmediğinizi sormak, biliyormuş gibi yapmaktan çok daha ucuzdur.

İkinci ders yorgunlukla ilgiliydi. On beşinci tekrardan sonra yüzüm “bu iyiymiş” demiyor, “bu ne zaman bitecek” diyordu. Bunu ben fark etmedim, yönetmen monitörde fark etti. Kısa bir mola verdi, su içtim, yüzümü yıkadım. Sonraki tekrarda ifadeyi yeniden bulmak için o ilk ısırığın gerçekten tadına varmaya çalıştım. İşe yaradı. Yirminci kraker, beşinciden iyi çıktı.

Atıştırmalık reklamları kimi arar

Görseldeki gibi çocuklar bu tür filmlerin merkezinde sık sık yer alır, ama tek değiller. Maç izleyen arkadaşlar, ofiste mola veren çalışanlar, araba gezisinde paket açan genç bir çift, çocuklarıyla oyun oynayan anne babalar. Benim gibi geç başlayanlar için en geniş kapı burası, çünkü atıştırmalık reklamları sıradan bir akşamı anlatır ve sıradan akşamlar her yaştan insanla doludur.

Model görünümü aranmaz. Aranan, cipsi ağzına atarken kendini kasmayan biri. Oyunculuk eğitimim yoktu, hâlâ da yok. Yönetmenin tarifini dinleyip uygulamak yetti.

Kostüm rafında da bu görülür: pahalı ceketler değil, evde giyilen sweatshirt'ler, kot pantolonlar, düz tişörtler asılıdır.

Çocuklar için başvuruyu veli yapar. Benim setimde de çocukların velileri sabahtan akşama kadar oradaydı, monitörün arkasında, çocuklarının onları görebileceği yerde.

Katalogdan farklı olan şey

Daha önce birkaç katalog çekimi yapmıştım. Orada her şey bir andan ibaret: dur, gülümse, dön. Reklam filminde ise süre var. Isırık, çiğneme, ifade, bakış. Sırası ve zamanı hep aynı olmalı, çünkü kurgu farklı tekrarlardan parçaları birleştirir. Bir tekrarda sağ elimle, diğerinde sol elimle kraker almışsam o iki tekrar yan yana kullanılamaz. Bunu da o gün öğrendim; sahne sürekliliği için not tutan arkadaş söyledi, ben de o andan sonra sağ elimi kucağımdan hiç ayırmadım.

Replik yoktu. Bu bana önce kolay gelmişti, asıl zorluğun bu olduğunu sonra anladım: dört saniyede tek kelime söylemeden “bu iyiymiş” demek.

Bir de ürün meselesi vardı. Paketi tutarken üzerindeki yazının kameraya dönük kalması gerekiyordu. Doğal tutayım derken yazıyı avucumla kapatıyormuşum. Ürün sorumlusu söyledi, paketi iki parmakla alttan tutmayı gösterdi. Küçük bir şey, ama bütün bir tekrarı çöpe atabiliyor.

Bu yaşta reklam oyuncusu başvurusu yapmak

Ben başvurduğumda elimde profesyonel fotoğraf yoktu. Eşim balkonda, sabah ışığında iki fotoğraf çekti: biri yakın plan, biri boy. Filtre yok. Formu doldurdum, ölçülerimi yazdım. Kilomu biraz az yazma isteğiyle mücadele ettim ve kazandım. İyi ki; çekim günü kıyafet rafında bedenim hazırdı.

Fotoğraflarda saçınız, sakalınız neyse sete de o halde gidin. Ben başvurudan sonra sakal bırakmayı düşünmüştüm; editöre sordum, “seçilirsen o yüzle seçileceksin” dedi. Hiç dokunmadım.

Sizin için akış aynı: model ve reklam oyuncusu başvuru formunu doldurun, en az iki fotoğraf yükleyin. Gönderdiğinizde size atanan editörün WhatsApp hattı açılıyor; sonuç ve projeler oradan bildiriliyor. Ücreti merak edeceksiniz, ben de etmiştim: projeye, kullanım süresine ve yayın mecrasına göre değişiyor, editör her iş için ayrıca konuşuyor.

Bir uyarı da kendi sabırsızlığımdan: editörden hemen ses çıkmaması ret anlamına gelmez. Çoğu zaman dosyanıza uyan bir proje bekleniyordur. Üst üste mesaj atmayın; bir şey değiştiyse, yeni bir fotoğrafınız ya da yeni bir ölçünüz varsa yazın.

Atıştırmalık ve hazır gıda reklam filmleri için ajans düzenli olarak oyuncu, model ve figüran başvurusu alıyor. Otuzlu, kırklı, ellili yaşlarda olmanız sizi geri bırakmaz; benim ilk işimde kimse yaşımı sormadı, ifademe baktılar.

Bir krakeri ısırıp gülümseyebiliyorsanız yirmincisini de öğrenirsiniz. Fotoğraflarınızı bugün gönderin.

Bu çekime uyan adaylar şunlara da bakıyor: Gevrek Reklamı İçin Çocuk Oyuncu Başvurusu: Bir Annenin Notları, Meyve Suyu Reklam Filmi Oyuncu Başvurusu: Kameranın Gördükleri ve Yemek Siparişi Reklamı Oyuncu Başvurusu: Sette Bir Gün, Saat Saat.

Sık sorulan sorular

Otuzlu yaşlarda reklam oyuncusu olmak için geç mi?

Değil. Atıştırmalık ve hazır gıda reklamları sıradan anları anlatır ve her yaştan insana ihtiyaç duyar. Yaştan çok kameranın önünde doğal kalabilmeniz önemlidir.

Yemek reklamında her tekrarda yemek zorunda mıyım?

Hayır. Sette genellikle lokmayı bırakabileceğiniz bir kâse bulunur. Emin değilseniz sormaktan çekinmeyin; ekip bunu gayet olağan karşılar.

Oyunculuk eğitimi almam gerekir mi?

Gerekmez. Bu tür reklamlarda çoğu zaman replik yoktur ve yönetmen ne yapacağınızı tarif eder. Beklenen, tarifi tekrarlarda aynı şekilde uygulayabilmenizdir.

Başvuru nasıl ilerliyor?

Formu doldurup en az iki fotoğraf yüklediğinizde, gönderdiğiniz anda size atanan editörün WhatsApp hattı açılır. Sonuç ve uygun projeler oradan bildirilir.

Başvuru formuna git